Home , Degerlerimiz , Cuma Cihan,Recep Sarıaslan,İbrahim Çakır..

Cuma Cihan,Recep Sarıaslan,İbrahim Çakır..

Cuma Cihan
Cuma Cihan
Cuma cihan,recep sarıaslan,ibrahim çakır..

teslim olmak başka şey

esir düşmek başka

seni sevmek başka şey ey hürriyet

uğruna dögüşmek başka

Bu yüzdenmidir,yani yukarıdaki dizelerin içerdigi yada ifade ettigi gerçeklik yüzündenmidir ki dögüşenler çoğunlukla öldüler,ölürler?..
Kimbilir belki.
Ve hatta insanın evet öyledir diyesi geliyor.
Nasıl gelmesinki,kimilerin inançları uğruna uzlaşmaz ve inadım inat bir kavga sürdürüken,yani dögüşürken ölmelerini,kimilerin de”rahat sabahlıklı,pufla terlikli evcimen ”yaşamlarını sürdürdüklerini görüp okudukça böyle diyesimiz gelir doğal olarak.
Evet ölenler dögüşerek öldüler,bir şekilde hayatta kalanlarsa çoğunlukla ölenlerin gölgesine sinip gizlenerek yaşmalarını sürdürüyorlar.Üstelik ölenlerin mirasının üzerine oturarak,o mirası aslakça sömürüp tüketerek.
Ne demişti Türkiyeli devrimcilerin tartışmasız önderlerinden o uzun boylu esmer genç,yani bizim Deniz kendisi ve digerlerinin farklılıklarını ortaya koymaya yada kendisini ötekilerden kap-kalın çizgilerle ayırmaya çalışırken.
Biz ölecegiz oğlum çünkü biz dögüşecegiz.
Tamda böyle demişti bizim Deniz,hemen herkesin bir biryle yumruklaştığı ve sandalyelerin havaya uçuştuğu bir tartışmalı toplantıda yanında oturan ve henüz yeni yeni devrimci olmaya karar veren Orta Doğu Teknik Ünüversitesi nin uzun saçlı ve kulağı küpeli ögrencisi Ertuğrul Kürkçüye.
Yoksulların devrimini örgütleyip savunmak kolaymı,ölümü daha baştan göze almadan.Ya başka nasıl tahkim edilebilinirki yoksulların devrimi,yeri geldiginde ölümü hoş geldi,sefa geldi dercesine gülerek karşılayıp kucaklamadan.
Çok şükür,çok şükür,yüz kere,bin kere çok şükür ve ne mutlu bize hatta milyon kere milyon ne mutlu bize ki ölenlerimizin hiç biri eceliyle ölmedi,hepsi de birer birer dögüşerek öldüler,ölmesini bildiler.
Kolay degil,onlarki Bedrettin lerin,Börklücel erin,Torlak Kemallerin torunlarıydılar ve en az onlar kadar ve onların şanına yakışır bir yigitlikle zalimlere başkaldırıp kafa tuttular.
Öylesine dizi,dizi ve yan yana yürek düzlügümüzdeki mezarlarında rahat uyuyorlar sa eger,sırf bütün insanların özgür,eşit ve kardeşçe yaşamasını istedikleri içindir.Yani biz daha özgür ve mutlu yaşayalım diyedir,sırf bu yüzden yüreklerimiz onların en huzurlu sığınaklarıdır ya,ya başka necedir,nedendir?…
Dögüşerek ölenlerimizden Deniz i,Mahir i,İnan ı ve İbrahim i ve hata başka ötekilerin hemen hepsini biliriz de,görüp duymadıklarımız,
tanımadıklarımız,yada bize anlatılmayanları bilmeyiz.
Oysa öyle çok dögüşerek ölenlerimiz varki,helde en zor günlerde.Yani bir gün bile olsa yaşamanın milyon kere milyon hayattan daha degerli olduğu,yada herkesin tatlı can ı nın telaşına düştükleri ve sırf bu yüzden davalarının bayraklarını ve silahlarını yol kenarına bırakıp kavgadan kaçtıkları günlerde.
Siz böylesi en korkusuz ve pazarlıksız kahramanlarımızdan bir kaçını tanıdınızmı bilmem.
Ben görüp tanıdım.
Mesela Cuma yı,Recep i,İboyu,ve mesela öteki İbrahimi ve yoldaşlarını.
Cuma Ali Cihan,yani Deniz lerin en can yoldaşlarından,silah ve siper arkadaşlarından biri.
Bundan tam 28 yıl önce Recep ve İbo yoldaşıyla Malatyanın Akçadağ ilçesinde çıkan ve üç gün üç gece süren çatışmada öldürüldü.Öteki İbrahim se iki yoldaşıyla Osmaniyenin Zorkun yaylasında.
Yani 12 eylül günlerindeki can kırımının ortasında katledildiler.Yani 23 eylül 1981 de.
Öylesine bir serüvendi ki onlarınkisi,başka hiç kimseninkisine benzemezdi.
Cuma adana cezaevinde tutsaktı ve üstelik kansere yakalanmıştı,Rcepse Malatya cezaevinde.
Recep MHP Maraş senatörü ve toprak ağası olan Hilmi Soydanı öldürmekten idam cezasına çarptırılmış 12 eylülcülerce dosyası hemencecik mecliste onaylanmıştı.Yani 12 eylül sonrasının ilk idam edilecek devrimcisi olacaktı.
Cuma ve Recep in dışardaki yoldaşları Recep i kurtaracaklardı,kararları kesindi ama Cuma olmadan bu iş biraz zor olacaktı,çünkü Cuma tam bir gerillacıydı,o özel kşağın en gerillacısıydı belkide.
Önce Cuma Adana cezaevinden kaçırıldı ve kanseri yenmesi için Mersin in bir dağ köyünde yaşamakta olan bir yörük ve yoldaş ailenin özel bakımına emanet edildi.Bu özel bakım olumlu sonuç vermiş ve Cuma kanseri yenmişti.
Cuma ve yoldaşları hem Recep i kaçırma ve hemde herkesin geriye çekilip ricat taktigi uygulama kararı aldığı günlerde bir ileri atılımı yani gerillayı yeniden başlatma kararı aldılar.Bu yöde bir dizi eylem örgütlediler ki Kenan Evren o günlerde gittigi bir kaç ilde yaptığı o ünlü konuşmalarda onlardan ve eylemlerinden söz etme geregi duydu.
Recep Malatya cezaevinden idam edilemek için sevk edilecekti.Sevk Recep in kaçırılması için iyi bir fırsattı ve Recep in yoldaşları bu fırsatı kaçırmayacaklardı.
Öylede yaptılar,bu fırsatı kaçırmadılar.Recep i görkemli bir eylemle ve kimsenin burnunu bile kanatmadan Malatya Beyler deresinde askerlerin elinden aldılar.
Recep artık özgürdü ve kaldığı yerden savaşmaya devam edecekti,yani dögüşerek ölecekti.
Recep in kaçırılması eylülcü paşaların rahatını epeyce kaçırmıştı.
Bölgeye sevkedilen binlerce askerin sürdürdügü takip ve aylar süren sıcak temas ve çatışmaya rağmen Cumalar bir türlü ele geçmiyordu,geçirilemiyordu.
Aylar sonra bir mağarada kıstırıldılar,mağara kuşatıldı ve üç gün üç gecelik o çatışma başladı.Bir tarafta yüzlerce asker ve polis ve bir o kadar ağır silah ve cephane,öbür tarafta ellerinde el bombaları ve kalaşnikoflarından başka hiç bir şeyi olmayan üç devrimci,üç gerillacı çetin bir kavgaya tutuşmuşlardı.
Helikopterler,zırhlı araçlar,roket atarlar,makinalı tüfekler yetmiyordu ki Cumalar bir türlü teslim alınamıyordu.
En sonunda yani 72 saat sonra mağarayı tahrip kalıplarıyla çökertilerde Cuma ları öyle katledebildiler.
Akçadağ çatışması bu güne kadarki en uzun çatışmadır dersem yalan olmaz.Üstelik o kadar ksıstlı olanakla ve o en zor günlerde.
O günleri yaşayanlar bilir ve anımsar eminim.
Bir çokları kendisine emenet edilen örgütsel döküman ve silahları korkularından boş arsalara cuvallar içinde attıkları günlerde 12 eylülcülere kafa tutmak her devrimcinin haddi degildi.
İki ayı aşkın bir süre süren bir çatışma ve kovalamacaya dayanmak ve direnmek,ele geçmemek kolay olmasa gerek,üstelik oldukça ksıtlı imkanlarla ve Cuma lara yardım eden hemen her yoldaşı taraftarı gözaltına alıp günler süren işkencelerden geçirmelerine rağmen.
Cuma lar Akçadağda,vuruşarak düştügünde onlarla aynı gün İbrahim ve Kazım dayılarda Zorkun yaylasında vuruşarak düşmüşlerdi.
biz ölecegiz oğlum çünkü biz dögüşecegiz
Tamda öyle yaptılar,tıpkı önder yoldaşları Deniz in dedigi gibi yani.
İşçilerin köylülerin bağımsız ve demokratik Türkiye sini kurmak uğruna dögüşerek öldüler.
Ne mutlu ki bize böyle kahramanlarımız var…
Şan olsun onlara.
Anıları bize ışık tutuyor ve tutacaktır bundan kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
23 eylül 1981de düşen 6 THKO lu devrimciyi unutmayın,unutturmayın.

Kaynak : http://www.sosyalistforum.net/

İlginizi çekebilir...

Cuma Cihan

Cuma Cihan ve Yoldaşları Anısına

”..politik mücadele yöntemlerinin en üst düzeyine şiddet politikası,şiddet politikasının temel yöntem olduğu politik mücadeleyede silahlı ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir